Cengiz Dolunay '55            ve oğlu Gün Kuran '55 Tuncer Erzin '56            ve eşi, iki kızı,            ve küçük kızının                erkek arkadaşı Abdullah Ateş '59 Cevat Taylan '59 Mete Bora '59 Erol Etçioğlu '62            ve kızı Bahattin Gürsöz '63 Gürkan Ertaş '63 Mehmet Artun '63 Metin Acet '63 Alpaslan Özdoğru '64 Erez Söylemez '65 Bülent Gökay '66 Mehmet Dalkılıç '67             ve eşi, kızı Feridun Duyguluer '69 Refik Kutluer '74 Ali Sedat Özberk '79 Günhan Uygur '84 Hakan Aytaş '84 Sinan Kamiloğlu '84 Gözde Özgödek '86 Deniz Özdal '94 Zeynap Ünlüdoğan '98 Çağlar Yılgör '01             ve kız arkadaşı                                                                                                                                                                  

Fotoğraflar

Üzerlerine tıklayarak büyük halde görebilirsiniz.









Bahattin Gürsöz '63'ün Kaleminden
Tuncer Erzin (56) Ağam'la uzun süredir ne zaman bir araya gelsek Ankara'da mukim TAC'lılara iyi bir kebap yedirmek için kafa yorardık. Ben Adana'daki Onur Kebapçısı'nın uzantısı olan Etrak lokantasını önerirdim, Tuncer Ağam burnunu kıvırırdı.Nihayet bir gün denk geldi, beraberce Etrak'a gittik. Parayı kendisi ödemesine rağmen memnun kaldı.
 
Son Cuma'da (27 Mart) North Shield'de biraraya geldiğimizde Tuncer Ağam fikri ortaya attı. Tabii en büyük destek benden geldi. Hazırun da destekleyince 1 Nisan günü Etrak'a gidilmesine karar verildi. Bunun 1 Nisan şakası olmadığı özellikle vurgulandı.
 
Tuncer Ağam yemedi içmedi bir duyuru hazırlayarak milleti internet üzerinden haberdar etti. Etmekle kalmayıp gelmeyenden hesap soracağını özellikle vurguladı. Ben de Etrak'ın ortağı Şevket Usta'yı (diğer ortak Samet Aybaba) arayıp menü ve fiyat üzerinde mutabık kaldım.
 
1 Nisan günü saat 12.00'de 25 mezun ve 9 tanış (eş, oğul, kız, erkek arkadaş, kız arkadaş) biraraya geldik.
 
Ne var ki bir kere de başka bir senenin mezunları önde olsun. Her zaman olduğu gibi bu sefer de en fazla katılım '63'lülerdendi. Kendim de '63'lü olduğum için bana düşmez ama, ben yine de bu sınıfı (bazıları efsane sınıf diyor) kutluyorum.
 
Etrak'a erken gelenlerden Cengiz Dolunay '55, bir süre önce kebap yemek üzere bir kaç mezunla gittiği Eskişehir yolundaki Çadır Lokantası'nda (yoksa Kebapçısı mıydı?) yaşadığı memnuniyetsizlikten olacak, kimseye merhaba demeden Şevket Usta'yı bularak nasıl bir kebap istediğini uzun uzun anlattı. Nitekim yanımda oturan Cengiz Abi'ye gelen kebapsa, bana gelen başka bir şeydi; bana gelen kebapsa, ona gelen başka bir şeydi. Cengiz Abi'mize olan saygımdan dolayı bu farkı sorgulamadım.
 
Katılacağını bildirmemiş olmasına rağmen, aramıza katılması alkışlarla karşılanan Cevat Taylan '59 Abi'miz nedense biraz sinirliydi. Anlaşıldı ki Cevat Abi'miz mekanın Etrak olan ismini beğenmemiş. Malum, "Etrak" Türkler demek. Neden Türk kelimesinin çoğulu Arapça veya Farsça olsunmuş? Bari "Etrak-ı biidrak" (idraksiz Türkler) deselermiş. Cevat Abi'mizin bu düşüncesi katılanlarca desteklenmese, hatta "abesle iştigal" olarak yorumlansa da söylediğinin arkasında olduğunu lokanta çıkışında otomobillere binerken dahi sürdürdü. Cevat Taylan Abi'miz renkli bir kişidir. Mezuniyet yılını soranlara, "59 ama ben 69'u tercih ediyorum" deyince, Tuncer Abi'mizden cevap gecikmedi: "Sen şimdilik 31'le yetin."
 
Yemek boyunca pek oturmayan, herkese laf yetiştiren bu arada bir ufak rakıyı götüren Tuncer Abi'miz, garsonun kendisine "Sizdeki bu enerjiye hayranım, neredeyse hiç oturmadınız" demesine çok memnun olmuş, ama garson "Herhalde evde de böyle enerjiksinizdir" diye ekleyince memnuniyeti büyük bir teessüre dönüşmüş.
 
Yemek tarihi olarak 1 Nisan'ın belirlenmesi 1 Nisan şakası değildi ama, bu durum yemek sırasında 1 Nisan şakası yapılmasına engel olmadı. Nitekim, Mehmet Artun '63, lokantanın bir köşesinde Üsküdar Amerikan Kız Koleji mezunu olan bir grup hanımın oturmakta olduğunu söyleyince, Tuncer Abi'miz büyük bir heyecanla hanımların olduğu köşeye seyirtip, en sevimli halini takınarak, beşuş bir çehreyle "Merhabaaa Hanımlar, biz de Tarsus Amerikan Kolejindenik" dediğinde, hanımlar bön bön yüzüne bakınca, neye uğradığını şaşırıp kös kös masamıza gelip olanı biteni anlatmakta tereddüt etmedi. Şimdi Tuncer Abi'mizin Mehmet Artun'dan bu şakanın intikamını nasıl alacağı merak ediliyor.
 
Yenilen fındık lahmacun, minik peynirli pide, içli köfte ve kebap, içilen şalgam (hemi de deneli) herkes tarfından beğenildi ve Şevket Usta tebrik edildi. Kebap uzmanı olan Cengiz Abi'miz, "Adana dışında yediğim en iyi kebap"dedi. Böylece, Etrak'ı öneren kişi olarak olası tenkitleri bertaraf etmiş oldum. Zaten kebap beğenilmeseydi, masdayken "Bütün sorumluluk Tuncer Abi'mizindir" der, bu yazıyı da yazmazdım.
 
Bu arada bir tuğlalık da bağış toplandı. (Akar Burduroğlu ve Ali Cerrahoğlu duymasın. Duyarlarsa "34 kişi ancak bir tuğlalık bağış mı topladınız" diyeceklerinden hiç şüphe etmiyorum.) Katılacağını bildirmemesine karşın aramıza katılan diğer bir mezun da Refik Kutluer '74 idi. Refik Kutluer katılmakla kalmadı, 1 Nisan 1945 günü doğan (acaba doğmuş mudur yoksa 1 Nisan şakası olarak yıllardır bizi mi işletiyor?) Metin Acet'in doğum gününü kutlamak üzere, Zeynep Ünlüdoğan'ın '98 lojistik desteğiye masaya doğum günü pastası gelmesini sağladı. İyi ki doğdun Metin.
 
Yediklerimiz lezzetli, mavra muhteşemdi. Masa büyük olduğu için, sadece bulunduğum cenahtaki mavraları aktardım. Diğer cenahta oturan Mete Bora '59 Abi'miz, Mehmet Dalkılıç ''67, Gözde Özgödek '86 ve diğer abi ve kardeşlerimiz arasında kimbilir ne mavralar atılmıştır.
 
Gelenler memnun kaldı, gelemeyenler muhakkak üzülmüştür. Tekrar biraraya gelmek ümidiyle sevgi ve saygılarımla.